حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ رَجُلٍ، مِنْ وَلَدِ أُمِّ سَلَمَةَ عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ لاَ أَسْمَعُ اللَّهَ ذَكَرَ النِّسَاءَ فِي الْهِجْرَةِ . فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى : ( إِنِّي لاَ أُضِيعُ عَمَلَ عَامِلٍ مِنْكُمْ مِنْ ذَكَرٍ أَوْ أُنْثَى بَعْضُكُمْ مِنْ بَعْضٍ ) .
Ümmü Seleme’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ey Allah’ın Rasûlü! Allah’ın hicret konusunda kadınlardan bahsettiğini işitmiyorum.” Bunun üzerine Yüce Allah, Âl-i İmrân sûresinin 195. âyetini indirdi: “Ben, erkek olsun kadın olsun, sizden hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Siz birbirinizdensiniz.”