حَدَّثَنَا هَنَّادٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، قَالَ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ أَمَرَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ أَقْرَأَ عَلَيْهِ وَهُوَ عَلَى الْمِنْبَرِ . فَقَرَأْتُ عَلَيْهِ مِنْ سُورَةِ النِّسَاءِ حَتَّى إِذَا بَلَغْتُ: ( فَكَيْفَ إِذَا جِئْنَا مِنْ كُلِّ أُمَّةٍ بِشَهِيدٍ وَجِئْنَا بِكَ عَلَى هَؤُلاَءِ شَهِيدًا ) غَمَزَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِيَدِهِ فَنَظَرْتُ إِلَيْهِ وَعَيْنَاهُ تَدْمَعَانِ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَكَذَا رَوَى أَبُو الأَحْوَصِ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ إِبْرَاهِيمَ عَنْ عَلْقَمَةَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ وَإِنَّمَا هُوَ إِبْرَاهِيمُ عَنْ عَبِيدَةَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ .
Abdullah b. Mes‘ûd’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah, kendisi minberde iken bana, huzurunda Kur’ân okumamı emretti. Ben de Nisâ sûresinden okumaya başladım. “Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de bunlara şahit getirdiğimiz zaman hâlleri nice olacak?” âyetine gelince Rasûlullah eliyle bana işaret etti. Kendisine baktım; gözlerinden yaşlar akıyordu. Tirmizî: Ebû’l-Ahvas bunu A‘meş’ten, İbrahim’den, Alkame’den ve Abdullah’tan bu şekilde rivâyet etmiştir. Doğrusu ise İbrahim’in Ubeyde’den, onun da Abdullah’tan yaptığı rivâyettir.