حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ مَيْسَرَةَ أَخْبَرَنِي قَالَ سَمِعْتُ النَّزَّالَ، سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَجُلاً، قَرَأَ آيَةً سَمِعْتُ مِنَ النَّبِيِّ، صلى الله عليه وسلم خِلاَفَهَا، فَأَخَذْتُ بِيَدِهِ، فَأَتَيْتُ بِهِ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " كِلاَكُمَا مُحْسِنٌ ". قَالَ شُعْبَةُ أَظُنُّهُ قَالَ " لاَ تَخْتَلِفُوا فَإِنَّ مَنْ كَانَ قَبْلَكُمُ اخْتَلَفُوا فَهَلَكُوا ".
Abdullah İbn Mesud şöyle anlattı: Bir adamın, Nebi'den işittiğimden farklı biçimde bir ayet okuduğunu duydum. Elinden tutup onu Allah'ın Resulü'ne götürdüm. Allah'ın Resulü, "İkiniz de güzel okudunuz" buyurdu. Şu'be, onun şöyle de buyurduğunu sandığını söyledi: "İhtilafa düşmeyin. Sizden öncekiler ihtilafa düştüler ve helak oldular."