أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ سَلْمَانَ، قَالَ قَالَ لَهُ رَجُلٌ إِنَّ صَاحِبَكُمْ لَيُعَلِّمُكُمْ حَتَّى الْخِرَاءَةَ . قَالَ أَجَلْ نَهَانَا أَنْ نَسْتَقْبِلَ الْقِبْلَةَ بِغَائِطٍ أَوْ بَوْلٍ أَوْ نَسْتَنْجِيَ بِأَيْمَانِنَا أَوْ نَكْتَفِيَ بِأَقَلَّ مِنْ ثَلاَثَةِ أَحْجَارٍ .
Selman (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir adam Selman’a: “Arkadaşınız olan Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), abdest bozmaya varıncaya kadar size her şeyi öğretiyor.” deyince Selman: “Evet; küçük ve büyük abdest yaparken kıbleye dönmemizi, sağ ellerimizle taharetlenmemizi ve üçten az taş kullanarak taharetlenmemizi bize yasakladı.” dedi.