أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، ثُمَّ ذَكَرَ كَلِمَةً مَعْنَاهَا حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ حَبِيبٍ، قَالَ سَمِعْتُ عَبَّادَ بْنَ تَمِيمٍ، يُحَدِّثُ عَنْ جَدَّتِي، وَهِيَ أُمُّ عُمَارَةَ بِنْتُ كَعْبٍ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم تَوَضَّأَ فَأُتِيَ بِمَاءٍ فِي إِنَاءٍ قَدْرَ ثُلُثَىِ الْمُدِّ . قَالَ شُعْبَةُ فَأَحْفَظُ أَنَّهُ غَسَلَ ذِرَاعَيْهِ وَجَعَلَ يَدْلُكُهُمَا وَيَمْسَحُ أُذُنَيْهِ بَاطِنَهُمَا وَلاَ أَحْفَظُ أَنَّهُ مَسَحَ ظَاهِرَهُمَا .
Ümmü Umara binti Ka’b (radıyallahü anha)’den rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) abdest aldı. Kendisine bir müddün üçte ikisi miktarında su bulunan bir kap getirildi. Şu’be diyor ki: Peygamber’in (sallallahü aleyhi ve sellem) her iki kolunu yıkayıp ovuşturduğunu ve kulaklarının içini meshettiğini iyi hatırlıyorum; fakat kulaklarının dışını meshettiğini hatırlamıyorum.