أَخْبَرَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْحَسَنِ الْمِقْسَمِيُّ، قَالَ أَنْبَأَنَا حَجَّاجٌ، قَالَ قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ حَدَّثَنِي شَيْبَةُ، أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ عَلِيٍّ، أَخْبَرَهُ قَالَ أَخْبَرَنِي أَبِي عَلِيٌّ، أَنَّ الْحُسَيْنَ بْنَ عَلِيٍّ، قَالَ دَعَانِي أَبِي عَلِيٌّ بِوَضُوءٍ فَقَرَّبْتُهُ لَهُ فَبَدَأَ فَغَسَلَ كَفَّيْهِ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ قَبْلَ أَنْ يُدْخِلَهُمَا فِي وَضُوئِهِ ثُمَّ مَضْمَضَ ثَلاَثًا وَاسْتَنْثَرَ ثَلاَثًا ثُمَّ غَسَلَ وَجْهَهُ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ ثُمَّ غَسَلَ يَدَهُ الْيُمْنَى إِلَى الْمِرْفَقِ ثَلاَثًا ثُمَّ الْيُسْرَى كَذَلِكَ ثُمَّ مَسَحَ بِرَأْسِهِ مَسْحَةً وَاحِدَةً ثُمَّ غَسَلَ رِجْلَهُ الْيُمْنَى إِلَى الْكَعْبَيْنِ ثَلاَثًا ثُمَّ الْيُسْرَى كَذَلِكَ ثُمَّ قَامَ قَائِمًا فَقَالَ نَاوِلْنِي فَنَاوَلْتُهُ الإِنَاءَ الَّذِي فِيهِ فَضْلُ وَضُوئِهِ فَشَرِبَ مِنْ فَضْلِ وَضُوئِهِ قَائِمًا فَعَجِبْتُ فَلَمَّا رَآنِي قَالَ لاَ تَعْجَبْ فَإِنِّي رَأَيْتُ أَبَاكَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَصْنَعُ مِثْلَ مَا رَأَيْتَنِي صَنَعْتُ يَقُولُ لِوُضُوئِهِ هَذَا وَشُرْبِ فَضْلِ وَضُوئِهِ قَائِمًا .
Hüseyin b. Ali (radıyallahü anhüma)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Babam Ali b. Ebî Tâlib abdest almak için benden su istedi; suyunu getirdim. Abdeste başlarken, ellerini kaba sokmadan önce iki avucunu üç defa yıkadı. Sonra üç defa ağzına su verdi, üç defa burnuna su verip sümkürdü. Ardından yüzünü üç sefer yıkadı. Sonra sağ elini dirseğine kadar üç sefer yıkadı; aynı şekilde sol elini de yıkayıp başını bir defa meshetti. Sonra sağ ayağını topuklarına kadar üç sefer yıkadı; aynı şekilde sol ayağını da yıkadı. Ardından ayağa kalkıp, “Kabı bana ver” dedi. Ben de içinde abdest suyundan arta kalan su bulunan kabı ona verdim. Abdest suyundan arta kalanı ayakta içti. Ben hayret ettim. Hayret ettiğimi görünce, “Hayret etme; ben senin baban Peygamber’i (sallallahü aleyhi ve sellem), benim yaptığımı gördüğün gibi yaparken gördüm” dedi. Bununla bu şekilde abdest alışını ve abdest suyundan arta kalanı ayakta içişini kastediyordu.