أَخْبَرَنَا أَبُو مُوسَى، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عَمْرَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ ابْنَةَ جَحْشٍ، كَانَتْ تُسْتَحَاضُ سَبْعَ سِنِينَ فَسَأَلَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " لَيْسَتْ بِالْحَيْضَةِ إِنَّمَا هُوَ عِرْقٌ " . فَأَمَرَهَا أَنْ تَتْرُكَ الصَّلاَةَ قَدْرَ أَقْرَائِهَا وَحِيضَتِهَا وَتَغْتَسِلَ وَتُصَلِّيَ فَكَانَتْ تَغْتَسِلُ عِنْدَ كُلِّ صَلاَةٍ .
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre: Cahş’ın kızı yedi yıl boyunca özür kanaması gördü. Durumu Nebî’ye (sallallahü aleyhi ve sellem) sordu. O da şöyle buyurdu: “Bu, hayız değildir; yalnızca bir damardan gelen kandır.” Ona, normal hayız süresi kadar namazı terk etmesini, ardından gusledip namaz kılmasını emretti. O da her namaz vaktinde guslederdi.