Nesâî

380 numaralı hadis

أَخْبَرَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، قَالَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، قَالَ حَدَّثَنَا مِسْعَرٌ، وَسُفْيَانُ، عَنِ الْمِقْدَامِ بْنِ شُرَيْحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كُنْتُ أَشْرَبُ مِنَ الْقَدَحِ وَأَنَا حَائِضٌ، فَأُنَاوِلُهُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَيَضَعُ فَاهُ عَلَى مَوْضِعِ فِيَّ فَيَشْرَبُ مِنْهُ وَأَتَعَرَّقُ مِنَ الْعَرْقِ وَأَنَا حَائِضٌ فَأُنَاوِلُهُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَيَضَعُ فَاهُ عَلَى مَوْضِعِ فِيَّ ‏.‏

Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Hayızlı olduğum günlerde su içtiğim kabı Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e verirdim, o da benim içtiğim yerden içerdi. Yine hayızlı iken etli kemiği dişler, sonra onu Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e verirdim; o da ağzını benim ağzımı koyduğum yere koyardı.

Sunan an Nasai 380