أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ طَهْمَانَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ عُبَيْدِ بْنِ عُمَيْرٍ، أَنَّ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَقَدْ رَأَيْتُنِي أَغْتَسِلُ أَنَا وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ هَذَا فَإِذَا تَوْرٌ مَوْضُوعٌ مِثْلُ الصَّاعِ أَوْ دُونَهُ فَنَشْرَعُ فِيهِ جَمِيعًا فَأُفِيضُ عَلَى رَأْسِي بِيَدَىَّ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ وَمَا أَنْقُضُ لِي شَعْرًا .
Âişe (radıyallahü anha) anlatıyor: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte şu kaptan guslettiğimizi hatırlıyorum. Önümüzde bir sâ‘ kadar veya ondan daha küçük bir kap bulunurdu. İkimiz birlikte kaptan su almaya başlar, ben de ellerimle başıma üç defa su dökerdim. Saçımın örgüsünü çözmezdim.