أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ كُهَيْلٍ، قَالَ رَأَيْتُ سَعِيدَ بْنَ جُبَيْرٍ بِجَمْعٍ أَقَامَ فَصَلَّى الْمَغْرِبَ ثَلاَثَ رَكَعَاتٍ ثُمَّ أَقَامَ فَصَلَّى - يَعْنِي - الْعِشَاءَ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ ذَكَرَ أَنَّ ابْنَ عُمَرَ صَنَعَ بِهِمْ مِثْلَ ذَلِكَ فِي ذَلِكَ الْمَكَانِ وَذَكَرَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَنَعَ مِثْلَ ذَلِكَ فِي ذَلِكَ الْمَكَانِ .
Seleme b. Küheyl’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Saîd b. Cübeyr’i Müzdelife’de gördüm. Kamet getirip akşam namazını üç rekât olarak kıldı. Sonra kamet getirip yatsı namazını iki rekât olarak kıldı. Ardından İbn Ömer’in de kendileriyle birlikte o yerde aynı şekilde yaptığını ve Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in de o yerde aynı şekilde yaptığını söyledi.