حَدَّثَنَا عِمْرَانُ بْنُ مَيْسَرَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ أَعْتَقَ شِقْصًا لَهُ مِنْ عَبْدٍ ـ أَوْ شِرْكًا أَوْ قَالَ نَصِيبًا ـ وَكَانَ لَهُ مَا يَبْلُغُ ثَمَنَهُ بِقِيمَةِ الْعَدْلِ، فَهْوَ عَتِيقٌ، وَإِلاَّ فَقَدْ عَتَقَ مِنْهُ مَا عَتَقَ ". قَالَ لاَ أَدْرِي قَوْلُهُ عَتَقَ مِنْهُ مَا عَتَقَ. قَوْلٌ مِنْ نَافِعٍ أَوْ فِي الْحَدِيثِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم.
Abdullah bin Ömer'den nakledildiğine göre Allah Resulü şöyle buyurdu: "Bir köledeki payını azat eden kişinin, adil bir değere göre kölenin tamamının bedelini karşılayacak malı varsa köle bütünüyle azat olur. Aksi hâlde köleden yalnız azat ettiği pay azat olur." Ravi, 'Köleden yalnız azat ettiği pay azat olur' sözünün Nafi'ye mi yoksa Nebi'den nakledilen hadise mi ait olduğunu bilmediğini söyledi.