أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي النَّضْرِ، عَنْ بُسْرِ بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّ زَيْدَ بْنَ خَالِدٍ، أَرْسَلَهُ إِلَى أَبِي جُهَيْمٍ يَسْأَلُهُ مَاذَا سَمِعَ مِنْ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ فِي الْمَارِّ بَيْنَ يَدَىِ الْمُصَلِّي فَقَالَ أَبُو جُهَيْمٍ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لَوْ يَعْلَمُ الْمَارُّ بَيْنَ يَدَىِ الْمُصَلِّي مَاذَا عَلَيْهِ لَكَانَ أَنْ يَقِفَ أَرْبَعِينَ خَيْرًا لَهُ مِنْ أَنْ يَمُرَّ بَيْنَ يَدَيْهِ " .
Büsr b. Said (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Zeyd b. Halid, Ebû Cüheym’e, Büsr b. Said’i namaz kılanın önünden geçen kimse hakkında Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den ne duyduğunu sorması için göndermişti. Bunun üzerine Ebû Cüheym dedi ki: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: Namaz kılanın önünden geçen kimse, bundan dolayı üzerine ne kadar günah yüklendiğini bilseydi, namaz kılanın önünden geçmektense kırk müddet yerinde durmayı kendisi için daha hayırlı bulurdu.