Nesâî

778 numaralı hadis

أَخْبَرَنَا زِيَادُ بْنُ أَيُّوبَ، قَالَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، قَالَ حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ أَبِي الْعَالِيَةِ الْبَرَّاءِ، قَالَ أَخَّرَ زِيَادٌ الصَّلاَةَ فَأَتَانِي ابْنُ صَامِتٍ فَأَلْقَيْتُ لَهُ كُرْسِيًّا فَجَلَسَ عَلَيْهِ فَذَكَرْتُ لَهُ صُنْعَ زِيَادٍ فَعَضَّ عَلَى شَفَتَيْهِ وَضَرَبَ عَلَى فَخِذِي وَقَالَ إِنِّي سَأَلْتُ أَبَا ذَرٍّ كَمَا سَأَلْتَنِي فَضَرَبَ فَخِذِي كَمَا ضَرَبْتُ فَخِذَكَ وَقَالَ إِنِّي سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَمَا سَأَلْتَنِي فَضَرَبَ فَخِذِي كَمَا ضَرَبْتُ فَخِذَكَ فَقَالَ عَلَيْهِ الصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ ‏ "‏ صَلِّ الصَّلاَةَ لِوَقْتِهَا فَإِنْ أَدْرَكْتَ مَعَهُمْ فَصَلِّ وَلاَ تَقُلْ إِنِّي صَلَّيْتُ فَلاَ أُصَلِّي ‏"‏ ‏.‏

Ebû’l-Âliye el-Berrâ’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ziyad namazı geciktirdi. Bunun üzerine İbn Samit yanıma geldi. Ona bir sandalye verdim, üzerine oturdu. Sonra ona Ziyad’ın yaptığını söyledim. Dudağını ısırdı, uyluğuma vurdu ve şöyle dedi: Ben bu konuyu Ebû Zer’e sormuştum. O da şimdi sana yaptığım gibi uyluğuma vurmuş ve demişti ki: Ben de senin bana sorduğun gibi Rasûlüllah’a (sallallahü aleyhi ve sellem) sormuştum. O da benim uyluğuma, senin uyluğuna vurduğum gibi vurdu ve şöyle buyurdu: “Namazı vaktinde kıl. Eğer onlarla birlikte namaza yetişirsen onlarla beraber de kıl ve ‘Ben namazımı kıldım, artık kılmam.’ deme.”

Sunan an Nasai 778