أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا الْفُضَيْلُ بْنُ عِيَاضٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنِ الْمُسَيَّبِ بْنِ رَافِعٍ، عَنْ تَمِيمِ بْنِ طَرَفَةَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، قَالَ خَرَجَ إِلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " أَلاَ تَصُفُّونَ كَمَا تَصُفُّ الْمَلاَئِكَةُ عِنْدَ رَبِّهِمْ " . قَالُوا وَكَيْفَ تَصُفُّ الْمَلاَئِكَةُ عِنْدَ رَبِّهِمْ قَالَ " يُتِمُّونَ الصَّفَّ الأَوَّلَ ثُمَّ يَتَرَاصُّونَ فِي الصَّفِّ " .
Câbir b. Semure (radıyallahu anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahu aleyhi ve sellem) yanımıza çıktı ve bize: “Meleklerin Rableri huzurunda saf bağladıkları gibi saf bağlamaz mısınız?” diye sordu. Oradakiler: “Melekler Rableri huzurunda nasıl saf bağlarlar?” diye sordular. Rasûlüllah (sallallahu aleyhi ve sellem): “İlk safı tamamlarlar, sonra da safta birbirlerine sıkıca yanaşırlar.” buyurdu.