أَخْبَرَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ عُلَيَّةَ، قَالَ أَنْبَأَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ يَزِيدَ، يَخْطُبُ قَالَ حَدَّثَنَا الْبَرَاءُ، وَكَانَ، غَيْرَ كَذُوبٍ أَنَّهُمْ كَانُوا إِذَا صَلَّوْا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَرَفَعَ رَأْسَهُ مِنَ الرُّكُوعِ قَامُوا قِيَامًا حَتَّى يَرَوْهُ سَاجِدًا ثُمَّ سَجَدُوا .
Ebû İshak’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Abdullah b. Yezid’i hutbe okurken işittim. Şöyle dedi: Berâ bize anlattı; o, yalan söylemeyen biriydi: Onlar Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte namaz kıldıklarında, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) başını rükûdan kaldırınca ayakta dururlar, onu secde ederken gördükten sonra da secdeye varırlardı.