أَخْبَرَنَا يُوسُفُ بْنُ عِيسَى، وَمَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، عَنِ الْفَضْلِ بْنِ مُوسَى، قَالَ حَدَّثَنَا مِسْعَرٌ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ السَّكْسَكِيِّ، عَنِ ابْنِ أَبِي أَوْفَى، قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنِّي لاَ أَسْتَطِيعُ أَنْ آخُذَ شَيْئًا مِنَ الْقُرْآنِ فَعَلِّمْنِي شَيْئًا يُجْزِئْنِي مِنَ الْقُرْآنِ . فَقَالَ " قُلْ سُبْحَانَ اللَّهِ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ وَلاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَاللَّهُ أَكْبَرُ وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللَّهِ " .
İbn Ebî Evfâ’dan (radıyallahü anh) rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir adam Rasûlüllah’a (sallallahü aleyhi ve sellem) gelerek, “Kur’an’dan hiçbir şeyi ezberleyip aklımda tutamıyorum. Bana Kur’an’dan kâfi gelecek bir şey öğret” dedi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) de şöyle buyurdu: “Sübhânallâhi velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh.” Yani: “Allah’ı eksikliklerden tenzih ederim. Hamd Allah’a mahsustur. Allah’tan başka ilâh yoktur. Allah en büyüktür. Güç ve kuvvet ancak Allah’ın yardımıyladır.”