أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أَبِي خَالِدٍ، عَنِ الزُّبَيْرِ بْنِ عَدِيٍّ، عَنْ مُصْعَبِ بْنِ سَعْدٍ، قَالَ رَكَعْتُ فَطَبَّقْتُ فَقَالَ أَبِي إِنَّ هَذَا شَىْءٌ كُنَّا نَفْعَلُهُ ثُمَّ ارْتَفَعْنَا إِلَى الرُّكَبِ .
Mus’ab b. Sa’d’dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Rükû ettim ve ellerimi birbirine bitiştirdim. Bunun üzerine babam: Bu, önceleri yaptığımız bir şeydi; sonra ellerimizi dizlere kaldırdık, dedi.