أَخْبَرَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، عَنْ أَبِي الأَحْوَصِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ مَسْرُوقٍ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ كُهَيْلٍ، عَنْ أَبِي رِشْدِينَ، - وَهُوَ كُرَيْبٌ - عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ بِتُّ عِنْدَ خَالَتِي مَيْمُونَةَ بِنْتِ الْحَارِثِ وَبَاتَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عِنْدَهَا فَرَأَيْتُهُ قَامَ لِحَاجَتِهِ فَأَتَى الْقِرْبَةَ فَحَلَّ شِنَاقَهَا ثُمَّ تَوَضَّأَ وُضُوءًا بَيْنَ الْوُضُوءَيْنِ ثُمَّ أَتَى فِرَاشَهُ فَنَامَ ثُمَّ قَامَ قَوْمَةً أُخْرَى فَأَتَى الْقِرْبَةَ فَحَلَّ شِنَاقَهَا ثُمَّ تَوَضَّأَ وُضُوءًا هُوَ الْوُضُوءُ ثُمَّ قَامَ يُصَلِّي وَكَانَ يَقُولُ فِي سُجُودِهِ " اللَّهُمَّ اجْعَلْ فِي قَلْبِي نُورًا وَاجْعَلْ فِي سَمْعِي نُورًا وَاجْعَلْ فِي بَصَرِي نُورًا وَاجْعَلْ مِنْ تَحْتِي نُورًا وَاجْعَلْ مِنْ فَوْقِي نُورًا وَعَنْ يَمِينِي نُورًا وَعَنْ يَسَارِي نُورًا وَاجْعَلْ أَمَامِي نُورًا وَاجْعَلْ خَلْفِي نُورًا وَأَعْظِمْ لِي نُورًا " . ثُمَّ نَامَ حَتَّى نَفَخَ فَأَتَاهُ بِلاَلٌ فَأَيْقَظَهُ لِلصَّلاَةِ .
İbn Abbâs (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir gece teyzem Meymune’nin yanında geceledim. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), o gece teyzemin yanındaydı. Tuvalet ihtiyacı için kalktığını gördüm; sonra su dolu olan tulumun yanına geldi, tulumun bağını çözdü, normal bir şekilde abdest aldı. Sonra yatağına gelerek yatıp uyudu. Sonra tekrar bir kalkışla kalkıp su tulumunun yanına gitti, bağını çözdü ve abdest aldı; işte bu tam bir abdestti. Sonra kalkıp namaza durdu. Kıldığı namazın secdesinde şöyle diyordu: (Allah’ım! Kalbimi nurlandır, kulağımı nurlandır, gözümü nurlandır, altımda bir nur, üstümde bir nur kıl; sağımı nurlu kıl, solumu nurlu kıl, önümde bir nur, arkamda bir nur kıl ve benim için büyük bir nur kıl.) Sonra yatıp uyudu, hatta horladı. Daha sonra Bilal geldi ve kendisini namaz için uyandırdı.