Nesâî

1133 numaralı hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ سَعْدِ بْنِ عُبَيْدَةَ، عَنِ الْمُسْتَوْرِدِ بْنِ الأَحْنَفِ، عَنْ صِلَةَ بْنِ زُفَرَ، عَنْ حُذَيْفَةَ، قَالَ صَلَّيْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ذَاتَ لَيْلَةٍ فَاسْتَفْتَحَ بِسُورَةِ الْبَقَرَةِ فَقَرَأَ بِمِائَةِ آيَةٍ لَمْ يَرْكَعْ فَمَضَى قُلْتُ يَخْتِمُهَا فِي الرَّكْعَتَيْنِ فَمَضَى قُلْتُ يَخْتِمُهَا ثُمَّ يَرْكَعُ فَمَضَى حَتَّى قَرَأَ سُورَةَ النِّسَاءِ ثُمَّ قَرَأَ سُورَةَ آلِ عِمْرَانَ ثُمَّ رَكَعَ نَحْوًا مِنْ قِيَامِهِ يَقُولُ فِي رُكُوعِهِ ‏"‏ سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَظِيمِ سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَظِيمِ سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَظِيمِ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ رَفَعَ رَأْسَهُ فَقَالَ ‏"‏ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ رَبَّنَا لَكَ الْحَمْدُ ‏"‏ ‏.‏ وَأَطَالَ الْقِيَامَ ثُمَّ سَجَدَ فَأَطَالَ السُّجُودَ يَقُولُ فِي سُجُودِهِ ‏"‏ سُبْحَانَ رَبِّيَ الأَعْلَى سُبْحَانَ رَبِّيَ الأَعْلَى سُبْحَانَ رَبِّيَ الأَعْلَى ‏"‏ ‏.‏ لاَ يَمُرُّ بِآيَةِ تَخْوِيفٍ أَوْ تَعْظِيمٍ لِلَّهِ عَزَّ وَجَلَّ إِلاَّ ذَكَرَهُ ‏.‏

Huzeyfe (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir gece Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte gece namazı kılmıştım. Bakara sûresini okumaya başladı, yüz âyet okudu fakat rükû etmedi, devam etti. Ben içimden herhalde bu sûreyi iki rekâtta bitirecek dedim fakat devam etti. Herhalde bitirecek ve rükûa gidecek dedim fakat aynı rekâtta Bakara sûresini bitirdikten sonra Nisâ sûresini okudu, arkasından da Âl-i İmrân sûresini okudu. Sonra rükûa vardı, rükûda da kıyamdaki kadar kaldı. Rükûda şöyle diyordu: “Sübhâne Rabbiyel azîm, Sübhâne Rabbiyel azîm, Sübhâne Rabbiyel azîm.” Sonra başını rükûdan kaldırıp, “Semiallahü limen hamideh, Rabbenâ lekel hamd” dedi. Sonra ayakta duruşunu uzattı, ardından secdeye vardı. Secdesini de uzun yaptı ve secdede şöyle diyordu: “Sübhâne Rabbiyel a‘lâ, Sübhâne Rabbiyel a‘lâ, Sübhâne Rabbiyel a‘lâ.” Korkutma veya Allah’ı aziz ve celil olarak yüceltme bildiren bir âyete her uğradığında onu anardı.

Sunan an Nasai 1133