أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ مُسْلِمِ بْنِ أَبِي مَرْيَمَ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ رَآنِي ابْنُ عُمَرَ وَأَنَا أَعْبَثُ، بِالْحَصَى فِي الصَّلاَةِ فَلَمَّا انْصَرَفَ نَهَانِي وَقَالَ اصْنَعْ كَمَا كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَصْنَعُ . قُلْتُ وَكَيْفَ كَانَ يَصْنَعُ قَالَ كَانَ إِذَا جَلَسَ فِي الصَّلاَةِ وَضَعَ كَفَّهُ الْيُمْنَى عَلَى فَخِذِهِ وَقَبَضَ - يَعْنِي أَصَابِعَهُ كُلَّهَا - وَأَشَارَ بِأُصْبُعِهِ الَّتِي تَلِي الإِبْهَامَ وَوَضَعَ كَفَّهُ الْيُسْرَى عَلَى فَخِذِهِ الْيُسْرَى .
Ali b. Abdurrahman şöyle demiştir: İbn Ömer, namazda çakıllarla oynadığımı gördü. Namazını bitirince beni bundan menetti ve “Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) nasıl yapıyorsa sen de öyle yap” dedi. Ben, “O nasıl yapardı?” diye sordum. Şöyle cevap verdi: “Namazda oturduğu zaman sağ avucunu sağ uyluğunun üzerine koyar, bütün parmaklarını kapatır ve başparmağının yanındaki parmağıyla işaret ederdi. Sol avucunu da sol uyluğunun üzerine koyardı.”