أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ مَالِكٍ، وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ، قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، عَنِ ابْنِ الْقَاسِمِ، حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ حَزْمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ سُلَيْمٍ الزُّرَقِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو حُمَيْدٍ السَّاعِدِيُّ، أَنَّهُمْ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ نُصَلِّي عَلَيْكَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " قُولُوا اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَأَزْوَاجِهِ وَذُرِّيَّتِهِ " . فِي حَدِيثِ الْحَارِثِ " كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ وَبَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَأَزْوَاجِهِ وَذُرِّيَّتِهِ " . قَالاَ جَمِيعًا " كَمَا بَارَكْتَ عَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ " . قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَنْبَأَنَا قُتَيْبَةُ بِهَذَا الْحَدِيثِ مَرَّتَيْنِ وَلَعَلَّهُ أَنْ يَكُونَ قَدْ سَقَطَ عَلَيْهِ مِنْهُ شَطْرٌ .
Amr b. Süleym ez-Zürakî şöyle demiştir: Ebû Humeyd es-Sâidî bana, onların “Ey Allah'ın Rasûlü! Sana nasıl salât edelim?” dediklerini haber verdi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah'ım! Muhammed'e, onun eşlerine ve nesline salât eyle, deyin.” Hâris'in rivâyetinde, “İbrahim'in âline salât ettiğin gibi; Muhammed'e, onun eşlerine ve nesline bereket ver” şeklindedir. Her ikisi de, “İbrahim'in âline bereket verdiğin gibi. Şüphesiz sen Hamîd ve Mecîd'sin” demiştir. Ebû Abdurrahman şöyle dedi: Kuteybe bize bu hadisi iki defa haber verdi. Belki de hadisin bir kısmı ondan düşmüş olabilir.