Nesâî

1458 numaralı hadis

أَخْبَرَنِي نُوحُ بْنُ حَبِيبٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ حَفْصِ بْنِ عَاصِمٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي قَالَ، كُنْتُ مَعَ ابْنِ عُمَرَ فِي سَفَرٍ فَصَلَّى الظُّهْرَ وَالْعَصْرَ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ انْصَرَفَ إِلَى طِنْفِسَةٍ لَهُ فَرَأَى قَوْمًا يُسَبِّحُونَ قَالَ مَا يَصْنَعُ هَؤُلاَءِ قُلْتُ يُسَبِّحُونَ ‏.‏ قَالَ لَوْ كُنْتُ مُصَلِّيًا قَبْلَهَا أَوْ بَعْدَهَا لأَتْمَمْتُهَا صَحِبْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَكَانَ لاَ يَزِيدُ فِي السَّفَرِ عَلَى الرَّكْعَتَيْنِ وَأَبَا بَكْرٍ حَتَّى قُبِضَ وَعُمَرَ وَعُثْمَانَ - رضى الله عنهم - كَذَلِكَ ‏.‏

Hafs b. Âsım'dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir yolculukta İbn Ömer ile beraberdim. Öğle ve ikindi namazlarını ikişer rekât kıldı. Sonra kendisine ait bir yaygının yanına döndü ve birtakım kimselerin nafile namaz kıldıklarını gördü. “Bunlar ne yapıyorlar?” dedi. Ben, “Nafile namaz kılıyorlar.” dedim. Bunun üzerine şöyle dedi: “Eğer bu namazlardan önce veya sonra namaz kılacak olsaydım, onları tam kılardım. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber bulundum; yolculukta iki rekâttan fazla kılmazdı. Ebû Bekir de vefat edinceye kadar, Ömer ve Osman da aynı şekilde yaptılar.”

Sunan an Nasai 1458