أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ هِشَامٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ قَتَادَةَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ خَرَجَ يَوْمًا مُسْتَعْجِلاً إِلَى الْمَسْجِدِ وَقَدِ انْكَسَفَتِ الشَّمْسُ فَصَلَّى حَتَّى انْجَلَتْ ثُمَّ قَالَ " إِنَّ أَهْلَ الْجَاهِلِيَّةِ كَانُوا يَقُولُونَ إِنَّ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ لاَ يَنْخَسِفَانِ إِلاَّ لِمَوْتِ عَظِيمٍ مِنْ عُظَمَاءِ أَهْلِ الأَرْضِ وَإِنَّ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ لاَ يَنْخَسِفَانِ لِمَوْتِ أَحَدٍ وَلاَ لِحَيَاتِهِ وَلَكِنَّهُمَا خَلِيقَتَانِ مِنْ خَلْقِهِ يُحْدِثُ اللَّهُ فِي خَلْقِهِ مَا يَشَاءُ فَأَيُّهُمَا انْخَسَفَ فَصَلُّوا حَتَّى يَنْجَلِيَ أَوْ يُحْدِثَ اللَّهُ أَمْرًا " .
Numan b. Beşir (radıyallahü anh) anlatıyor: Bir gün Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), aceleyle mescide çıktı. Güneş tutulmuştu. Güneş açılıncaya kadar namaz kıldı, sonra şöyle buyurdu: “Cahiliye dönemindeki insanlar, Güneş ve Ay’ın ancak yeryüzündeki büyüklerden birinin ölümü dolayısıyla tutulduğunu söylerlerdi. Hâlbuki Güneş ve Ay ne bir kimsenin ölümü ne de hayatta olması sebebiyle tutulur. Fakat o ikisi Allah’ın yarattığı iki varlıktır. Allah, yarattıkları üzerinde dilediğini meydana getirir. Onlardan hangisi tutulursa açılıncaya veya Allah bir iş meydana getirinceye kadar namaz kılınız.”