أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ يَزِيدَ، قَالَ حَدَّثَنَا بَهْزُ بْنُ أَسَدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ أَبَاهُ، قُتِلَ يَوْمَ أُحُدٍ - قَالَ - فَجَعَلْتُ أَكْشِفُ عَنْ وَجْهِهِ، وَأَبْكِي، وَالنَّاسُ، يَنْهَوْنِي وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لاَ يَنْهَانِي وَجَعَلَتْ عَمَّتِي تَبْكِيهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ تَبْكِيهِ مَا زَالَتِ الْمَلاَئِكَةُ تُظِلُّهُ بِأَجْنِحَتِهَا حَتَّى رَفَعْتُمُوهُ " .
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyet edildiğine göre, Câbir’in babası Uhud Savaşı’nda şehit olmuştu. Câbir şöyle dedi: Yüzünü açıp ağlamaya başladım. İnsanlar bana engel oluyorlardı. Fakat Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) beni bundan yasaklamıyordu. Halam da onun için ağlamaya başladı. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): (Onun için ağlama; siz onu kaldırıncaya kadar melekler onu kanatlarıyla gölgelendirmeye devam ettiler.) buyurdu.