أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالَ حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ الْمُفَضَّلِ، عَنْ يُونُسَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ صَعْصَعَةَ بْنِ مُعَاوِيَةَ، قَالَ لَقِيتُ أَبَا ذَرٍّ قُلْتُ حَدِّثْنِي . قَالَ نَعَمْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَا مِنْ مُسْلِمَيْنِ يَمُوتُ بَيْنَهُمَا ثَلاَثَةُ أَوْلاَدٍ لَمْ يَبْلُغُوا الْحِنْثَ إِلاَّ غَفَرَ اللَّهُ لَهُمَا بِفَضْلِ رَحْمَتِهِ إِيَّاهُمْ " .
Sa’saa b. Muaviye (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebu Zer’le karşılaştım, “Bana hadis aktar” dedim. “Peki” dedi ve şöyle anlattı: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Üç çocuğu akıl baliğ olmadan ölen hiçbir Müslüman anne baba yoktur ki Allah, o çocuklara olan lütuf ve merhameti dolayısıyla onları bağışlamış olmasın” buyurdu.