أَخْبَرَنَا شُعَيْبُ بْنُ يُوسُفَ النَّسَائِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ عَوْنٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ، قَالَتْ تُوُفِّيَ إِحْدَى بَنَاتِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " اغْسِلْنَهَا ثَلاَثًا أَوْ خَمْسًا أَوْ أَكْثَرَ مِنْ ذَلِكِ إِنْ رَأَيْتُنَّ ذَلِكِ وَاغْسِلْنَهَا بِالسِّدْرِ وَالْمَاءِ وَاجْعَلْنَ فِي آخِرِ ذَلِكِ كَافُورًا أَوْ شَيْئًا مِنْ كَافُورٍ فَإِذَا فَرَغْتُنَّ فَآذِنَّنِي " . قَالَتْ فَآذَنَّاهُ فَأَلْقَى إِلَيْنَا حَقْوَهُ فَقَالَ " أَشْعِرْنَهَا إِيَّاهُ " .
Ümmü Atiyye (radıyallahu anha) şöyle demiştir: Nebî'nin (sallallahu aleyhi ve sellem) kızlarından biri vefat etmişti. Bunun üzerine şöyle buyurdu: “Gerekli görürseniz onu üç, beş veya daha fazla yıkayın. Onu sidr ve suyla yıkayın. Son yıkamada kâfur yahut biraz kâfur koyun. Bitirdiğinizde bana haber verin.” Bitirince kendisine haber verdik. Bunun üzerine bize belden aşağı giydiği örtüsünü attı ve “Onu bununla içten sarın” buyurdu.