Nesâî

1899 numaralı hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا حَفْصٌ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كُفِّنَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي ثَلاَثَةِ أَثْوَابٍ بِيضٍ يَمَانِيَةٍ كُرْسُفٍ لَيْسَ فِيهَا قَمِيصٌ وَلاَ عِمَامَةٌ فَذُكِرَ لِعَائِشَةَ قَوْلُهُمْ فِي ثَوْبَيْنِ وَبُرْدٍ مِنْ حِبَرَةٍ فَقَالَتْ قَدْ أُتِيَ بِالْبُرْدِ وَلَكِنَّهُمْ رَدُّوهُ وَلَمْ يُكَفِّنُوهُ فِيهِ ‏.‏

Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), içinde gömlek ve sarık bulunmayan, pamuktan yapılmış üç parça beyaz Yemen kumaşıyla kefenlendi. Âişe’ye, onun iki parça kumaş ve hıbere türü bir bürde ile kefenlendiğine dair söylenen söz hatırlatılınca şöyle dedi: “Bürde getirilmişti; fakat onu geri gönderdiler ve Rasûlüllah’ı onunla kefenlemediler.”

Sunan an Nasai 1899