أَخْبَرَنَا مُوسَى بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا حُسَيْنٌ، عَنْ زَائِدَةَ، عَنْ سِمَاكٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ جَاءَ أَعْرَابِيٌّ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ أَبْصَرْتُ الْهِلاَلَ اللَّيْلَةَ . قَالَ " أَتَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ " . قَالَ نَعَمْ . قَالَ " يَا بِلاَلُ أَذِّنْ فِي النَّاسِ فَلْيَصُومُوا غَدًا " .
İbn Abbâs'tan (radıyallahü anh) rivâyete göre, bir bedevi Rasûlüllah'a (sallallahü aleyhi ve sellem) geldi ve: (Hilali bu gece gördüm) dedi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: (Allah'tan başka ilâh olmadığına, Muhammed'in de O'nun kulu ve elçisi olduğuna şahadet eder misin?) diye sordu. Bedevi: (Evet) deyince Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): (Ey Bilal! Kalk, insanlara ilân et; yarın oruç tutsunlar) dedi.