Nesâî

2168 numaralı hadis

أَخْبَرَنِي هِلاَلُ بْنُ الْعَلاَءِ بْنِ هِلاَلٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حُسَيْنُ بْنُ عَيَّاشٍ، قَالَ حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو إِسْحَاقَ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ، أَنَّ أَحَدَهُمْ، كَانَ إِذَا نَامَ قَبْلَ أَنْ يَتَعَشَّى لَمْ يَحِلَّ لَهُ أَنْ يَأْكُلَ شَيْئًا وَلاَ يَشْرَبَ لَيْلَتَهُ وَيَوْمَهُ مِنَ الْغَدِ حَتَّى تَغْرُبَ الشَّمْسُ حَتَّى نَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ ‏{‏ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا ‏}‏ إِلَى ‏{‏ الْخَيْطِ الأَسْوَدِ ‏}‏ قَالَ وَنَزَلَتْ فِي أَبِي قَيْسِ بْنِ عَمْرٍو أَتَى أَهْلَهُ وَهُوَ صَائِمٌ بَعْدَ الْمَغْرِبِ فَقَالَ هَلْ مِنْ شَىْءٍ فَقَالَتِ امْرَأَتُهُ مَا عِنْدَنَا شَىْءٌ وَلَكِنْ أَخْرُجُ أَلْتَمِسُ لَكَ عَشَاءً ‏.‏ فَخَرَجَتْ وَوَضَعَ رَأْسَهُ فَنَامَ فَرَجَعَتْ إِلَيْهِ فَوَجَدَتْهُ نَائِمًا وَأَيْقَظَتْهُ فَلَمْ يَطْعَمْ شَيْئًا وَبَاتَ وَأَصْبَحَ صَائِمًا حَتَّى انْتَصَفَ النَّهَارُ فَغُشِيَ عَلَيْهِ وَذَلِكَ قَبْلَ أَنْ تَنْزِلَ هَذِهِ الآيَةُ فَأَنْزَلَ اللَّهُ فِيهِ ‏.‏

Bera b. Âzib (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, bir kimse akşam yemeğini yemeden uyursa, o gece ve ertesi gün güneş batıncaya kadar bir şey yiyip içmesi helâl olmazdı. Bu durum, “Yiyin, için...” ayetinden “...siyah iplik” ifadesine kadar olan kısım nazil oluncaya kadar devam etti. Bu ayet Ebû Kays b. Amr hakkında nazil olmuştu. O, oruçlu olduğu hâlde akşam namazından sonra ailesinin yanına gelip, “Yiyecek bir şey var mı?” diye sormuştu. Hanımı, “Yanımızda bir şey yok, fakat çıkıp senin için akşam yemeği arayayım” dedi. Kadın dışarı çıktı; Ebû Kays başını koyup uyudu. Hanımı döndüğünde onu uyurken buldu ve uyandırdı. Fakat o hiçbir şey yemedi; geceyi geçirdi ve oruçlu olarak sabahladı. Öğle vakti olunca bayıldı. Bu olay, söz konusu ayet nazil olmadan önce olmuştu. Bunun üzerine Allah onun hakkında bu ayeti indirdi.

Sunan an Nasai 2168