أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ الأَشَجُّ، عَنْ أَبِي خَالِدٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ قَيْسٍ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ صِلَةَ، قَالَ كُنَّا عِنْدَ عَمَّارٍ فَأُتِيَ بِشَاةٍ مَصْلِيَّةٍ فَقَالَ كُلُوا . فَتَنَحَّى بَعْضُ الْقَوْمِ قَالَ إِنِّي صَائِمٌ . فَقَالَ عَمَّارٌ مَنْ صَامَ الْيَوْمَ الَّذِي يُشَكُّ فِيهِ فَقَدْ عَصَى أَبَا الْقَاسِمِ صلى الله عليه وسلم .
Sıla'dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ammâr'ın yanında bulunuyorduk. Kızartılmış bir koyun getirildi. Ammâr: "Yiyiniz" dedi. Topluluktan biri kenara çekilerek: "Ben oruçluyum" dedi. Bunun üzerine Ammâr: "Şüphe edilen günde oruç tutan kimse, Ebü'l-Kāsım'a (sallallahü aleyhi ve sellem) isyan etmiş olur" dedi.