أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ أَبِي يُونُسَ، عَنْ سِمَاكٍ، قَالَ دَخَلْتُ عَلَى عِكْرِمَةَ فِي يَوْمٍ قَدْ أُشْكِلَ مِنْ رَمَضَانَ هُوَ أَمْ مِنْ شَعْبَانَ وَهُوَ يَأْكُلُ خُبْزًا وَبَقْلاً وَلَبَنًا فَقَالَ لِي هَلُمَّ . فَقُلْتُ إِنِّي صَائِمٌ . قَالَ وَحَلَفَ بِاللَّهِ لَتُفْطِرَنَّ قُلْتُ سُبْحَانَ اللَّهِ مَرَّتَيْنِ فَلَمَّا رَأَيْتُهُ يَحْلِفُ لاَ يَسْتَثْنِي تَقَدَّمْتُ قُلْتُ هَاتِ الآنَ مَا عِنْدَكَ قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " صُومُوا لِرُؤْيَتِهِ وَأَفْطِرُوا لِرُؤْيَتِهِ فَإِنْ حَالَ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُ سَحَابَةٌ أَوْ ظُلْمَةٌ فَأَكْمِلُوا الْعِدَّةَ عِدَّةَ شَعْبَانَ وَلاَ تَسْتَقْبِلُوا الشَّهْرَ اسْتِقْبَالاً وَلاَ تَصِلُوا رَمَضَانَ بِيَوْمٍ مِنْ شَعْبَانَ " .
Sımak (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ramazan mı yoksa Şaban ayından mı olduğu şüphe edilen bir günde İkrime’nin yanına gittim. O, o gün ekmek, sebze yiyor ve süt içiyordu. Bana da “Buyur” dedi. Ben de “Oruçluyum” dedim. O da Allah’a yemin ederek, “Orucunu mutlaka bozacaksın” dedi. Ben de iki defa “Sübhanallah” dedim. Onun istisna getirmeden yemin ettiğini görünce yaklaştım ve “Şimdi yanında olanı getir” dedim. O da şöyle dedi: İbn Abbâs (radıyallahü anh)’tan işittim, şöyle diyordu: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Hilali görerek oruca başlayın, diğer hilali görünce orucu bırakınız. Eğer hava bulutlu veya karanlık olursa Şaban ayının gün sayısını tamamlayınız. Ramazan’ı oruçla karşılamayın ve Ramazan’a Şaban’dan bir gün eklemeyin.”