أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ، قَالَ حَدَّثَنَا مُفَضَّلٌ، - وَهُوَ ابْنُ مُهَلْهَلٍ - عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ شَقِيقٍ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ مُعَاذٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعَثَهُ إِلَى الْيَمَنِ وَأَمَرَهُ أَنْ يَأْخُذَ مِنْ كُلِّ حَالِمٍ دِينَارًا أَوْ عِدْلَهُ مَعَافِرَ وَمِنَ الْبَقَرِ مِنْ ثَلاَثِينَ تَبِيعًا أَوْ تَبِيعَةً وَمِنْ كُلِّ أَرْبَعِينَ مُسِنَّةً.
Muaz (radıyallahü anh), Rasûlüllah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) kendisini Yemen'e vali olarak gönderdiğinde, Müslüman olmayan, akıl baliğ olmuş herkesten bir dinar veya karşılığında bir Yemen elbisesini cizye olarak almasını emrettiğini; sığırların sayısı otuza vardığında iki yaşına basmış erkek veya dişi bir buzağı, sayı kırka ulaşınca da üç yaşına basmış bir sığırı zekât olarak almasını emrettiğini bize bildirmiştir.