حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَامٍ أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ حَدَّثَنَا خَالِدٌ الْحَذَّاءُ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي بَكْرَةَ عَنْ أَبِيهِ قَالَ أَثْنَى رَجُلٌ عَلَى رَجُلٍ عِنْدَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَ وَيْلَكَ قَطَعْتَ عُنُقَ صَاحِبِكَ قَطَعْتَ عُنُقَ صَاحِبِكَ مِرَارًا ثُمَّ قَالَ مَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَادِحًا أَخَاهُ لَا مَحَالَةَ فَلْيَقُلْ أَحْسِبُ فُلَانًا وَاللَّهُ حَسِيبُهُ وَلَا أُزَكِّي عَلَى اللَّهِ أَحَدًا أَحْسِبُهُ كَذَا وَكَذَا إِنْ كَانَ يَعْلَمُ ذَلِكَ مِنْهُ
Abdurrahman bin Ebu Bekre'nin babasından naklettiğine göre bir adam Nebi'nin huzurunda başka bir adamı övdü. Bunun üzerine Nebi, "Yazık sana! Arkadaşının boynunu vurdun, arkadaşının boynunu vurdun!" dedi ve bunu birkaç kez tekrarladı. Sonra şöyle buyurdu: "Sizden biri kardeşini mutlaka övecekse, onun hakkında bunu biliyorsa, 'Falancayı şöyle şöyle sanıyorum. Onun hesabını görecek olan Allah'tır. Allah'a karşı hiç kimseyi temize çıkarmam' desin."