أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ عَجْلاَنَ، عَنْ عِيَاضٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، أَنَّ رَجُلاً، دَخَلَ الْمَسْجِدَ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ فَقَالَ " صَلِّ رَكْعَتَيْنِ " . ثُمَّ جَاءَ الْجُمُعَةَ الثَّانِيَةَ وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ فَقَالَ " صَلِّ رَكْعَتَيْنِ " . ثُمَّ جَاءَ الْجُمُعَةَ الثَّالِثَةَ فَقَالَ " صَلِّ رَكْعَتَيْنِ " . ثُمَّ قَالَ " تَصَدَّقُوا " . فَتَصَدَّقُوا فَأَعْطَاهُ ثَوْبَيْنِ ثُمَّ قَالَ " تَصَدَّقُوا " . فَطَرَحَ أَحَدَ ثَوْبَيْهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَلَمْ تَرَوْا إِلَى هَذَا إِنَّهُ دَخَلَ الْمَسْجِدَ بِهَيْئَةٍ بَذَّةٍ فَرَجَوْتُ أَنْ تَفْطُنُوا لَهُ فَتَصَدَّقُوا عَلَيْهِ فَلَمْ تَفْعَلُوا فَقُلْتُ تَصَدَّقُوا . فَتَصَدَّقْتُمْ فَأَعْطَيْتُهُ ثَوْبَيْنِ ثُمَّ قُلْتُ تَصَدَّقُوا . فَطَرَحَ أَحَدَ ثَوْبَيْهِ خُذْ ثَوْبَكَ " . وَانْتَهَرَهُ .
Ebu Said (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle anlatıyor: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) hutbe okurken bir adam mescide girdi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ona: (İki rekât namaz kıl.) buyurdu. İkinci hafta adam yine cumaya geldi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) yine o adama: (İki rekât namaz kıl.) buyurdu. Üçüncü hafta yine geldi. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): (İki rekât namaz kıl.) buyurdu. Sonra da cemaate: (Sadaka veriniz.) buyurdu. Cemaat sadaka verdi ve Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ona iki elbise verdi. Daha sonra Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) yine: (Sadaka veriniz.) deyince adam, kendisine verilen iki elbiseden birini çıkardı. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): (Görmüyor musunuz? Bu adam mescide kötü bir kıyafetle gelmişti. Onun hâlini anlayıp kendisine sadaka vereceğinizi umdum, fakat bunu yapmadınız. Ben de: “Sadaka veriniz.” dedim. Siz de sadaka verdiniz ve ben ona iki elbise verdim. Sonra tekrar: “Sadaka veriniz.” dedim, o da elbiselerinden birini çıkardı. Elbiseni al!) buyurdu ve onu azarladı.