Nesâî

2554 numaralı hadis

أَخْبَرَنَا أَزْهَرُ بْنُ جَمِيلٍ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ الْحَارِثِ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ وَذَكَرَ عَوْنُ بْنُ أَبِي جُحَيْفَةَ قَالَ سَمِعْتُ الْمُنْذِرَ بْنَ جَرِيرٍ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كُنَّا عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي صَدْرِ النَّهَارِ فَجَاءَ قَوْمٌ عُرَاةً حُفَاةً مُتَقَلِّدِي السُّيُوفِ عَامَّتُهُمْ مِنْ مُضَرَ بَلْ كُلُّهُمْ مِنْ مُضَرَ فَتَغَيَّرَ وَجْهُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِمَا رَأَى بِهِمْ مِنَ الْفَاقَةِ فَدَخَلَ ثُمَّ خَرَجَ فَأَمَرَ بِلاَلاً فَأَذَّنَ فَأَقَامَ الصَّلاَةَ فَصَلَّى ثُمَّ خَطَبَ فَقَالَ ‏"‏ ‏{‏ يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالاً كَثِيرًا وَنِسَاءً وَاتَّقُوا اللَّهَ الَّذِي تَسَاءَلُونَ بِهِ وَالأَرْحَامَ إِنَّ اللَّهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا ‏}‏ وَ ‏{‏ اتَّقُوا اللَّهَ وَلْتَنْظُرْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ لِغَدٍ ‏}‏ تَصَدَّقَ رَجُلٌ مِنْ دِينَارِهِ مِنْ دِرْهَمِهِ مِنْ ثَوْبِهِ مِنْ صَاعِ بُرِّهِ مِنْ صَاعِ تَمْرِهِ - حَتَّى قَالَ - وَلَوْ بِشِقِّ تَمْرَةٍ ‏"‏ ‏.‏ فَجَاءَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ بِصُرَّةٍ كَادَتْ كَفُّهُ تُعْجِزُ عَنْهَا بَلْ قَدْ عَجَزَتْ ثُمَّ تَتَابَعَ النَّاسُ حَتَّى رَأَيْتُ كَوْمَيْنِ مِنْ طَعَامٍ وَثِيَابٍ حَتَّى رَأَيْتُ وَجْهَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَهَلَّلُ كَأَنَّهُ مُذْهَبَةٌ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَنْ سَنَّ فِي الإِسْلاَمِ سُنَّةً حَسَنَةً فَلَهُ أَجْرُهَا وَأَجْرُ مَنْ عَمِلَ بِهَا مِنْ غَيْرِ أَنْ يَنْقُصَ مِنْ أُجُورِهِمْ شَيْئًا وَمَنْ سَنَّ فِي الإِسْلاَمِ سُنَّةً سَيِّئَةً فَعَلَيْهِ وِزْرُهَا وَوِزْرُ مَنْ عَمِلَ بِهَا مِنْ غَيْرِ أَنْ يَنْقُصَ مِنْ أَوْزَارِهِمْ شَيْئًا ‏"‏ ‏.‏

Münzir b. Cerir (radıyallahü anh) babasından naklediyor ve şöyle diyor: Günün başında Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte oturuyorduk. Mudar kabilesinden, hatta hepsi Mudar’dan olan bir grup insan, elbiseleri ve ayakkabıları olmadan, kılıçlarını kuşanmış olarak geldiler. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bunların bu ihtiyaçlı hâllerini görünce yüzünün rengi değişti. İçeri girdi, sonra çıktı. Bilal’e ezan okumasını emretti; Bilal ezan okuyup kamet getirdi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) namazı kıldırdı, sonra bir konuşma yaptı ve şöyle buyurdu: “Ey insanlar! Sizi tek bir candan, ondan da eşini yaratan ve her ikisinden birçok erkek ve kadın meydana getiren Rabbinizden sakının. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’tan ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir. Allah’tan sakının ve herkes yarın için ne hazırladığına baksın.” Bir kimse dinarından, dirheminden, elbisesinden, bir sa‘ buğdayından veya bir sa‘ hurmasından sadaka versin; hatta yarım hurmayla bile olsa. Ensar’dan bir kimse, elinin taşımakta zorlandığı, hatta taşımaktan âciz kaldığı bir kese getirdi. Sonra diğer insanlar da peş peşe bir şeyler getirdiler. Getirilen yiyecek ve giyeceklerin iki yığın olduğunu gördüm. Rasûlüllah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem) yüzünün sevinçten altın gibi parladığını gördüm. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim İslâm’da iyi bir çığır açarsa, ona hem bunun sevabı hem de kendisinden sonra bu yolda amel edenlerin sevabı verilir; onların sevaplarından da hiçbir şey eksiltilmez. Kim de İslâm’da kötü bir çığır açarsa, ona hem bunun günahı hem de kendisinden sonra o yol üzere amel edenlerin günahı yüklenir; onların günahlarından da hiçbir şey eksiltilmez.”

Sunan an Nasai 2554