Sahih-i Buhârî

2686 numaralı hadis

حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ حَفْصِ بْنِ غِيَاثٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، قَالَ حَدَّثَنِي الشَّعْبِيُّ، أَنَّهُ سَمِعَ النُّعْمَانَ بْنَ بَشِيرٍ ـ رضى الله عنهما ـ يَقُولُ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَثَلُ الْمُدْهِنِ فِي حُدُودِ اللَّهِ وَالْوَاقِعِ فِيهَا مَثَلُ قَوْمٍ اسْتَهَمُوا سَفِينَةً، فَصَارَ بَعْضُهُمْ فِي أَسْفَلِهَا وَصَارَ بَعْضُهُمْ فِي أَعْلاَهَا، فَكَانَ الَّذِي فِي أَسْفَلِهَا يَمُرُّونَ بِالْمَاءِ عَلَى الَّذِينَ فِي أَعْلاَهَا، فَتَأَذَّوْا بِهِ، فَأَخَذَ فَأْسًا، فَجَعَلَ يَنْقُرُ أَسْفَلَ السَّفِينَةِ، فَأَتَوْهُ فَقَالُوا مَا لَكَ قَالَ تَأَذَّيْتُمْ بِي، وَلاَ بُدَّ لِي مِنَ الْمَاءِ، فَإِنْ أَخَذُوا عَلَى يَدَيْهِ أَنْجَوْهُ وَنَجَّوْا أَنْفُسَهُمْ، وَإِنْ تَرَكُوهُ أَهْلَكُوهُ وَأَهْلَكُوا أَنْفُسَهُمْ ‏"‏‏.‏

Numan bin Beşir'den nakledildiğine göre Nebi şöyle buyurdu: "Allah'ın sınırları konusunda gevşek davranan ile bu sınırları çiğneyenin durumu, bir gemiyi aralarında kurayla paylaşan topluluğun durumuna benzer. Onların bir kısmı geminin altına, bir kısmı da üstüne yerleşir. Alttakiler su alırken üsttekilerin yanından geçer ve onları rahatsız ederler. Bunun üzerine alttakilerden biri bir balta alıp geminin altını delmeye başlar. Yanına gelip, ‘Sana ne oluyor?’ diye sorarlar. O da, ‘Benden rahatsız oldunuz, fakat benim suya ihtiyacım var.’ der. Eğer onun elini tutarlarsa hem onu hem kendilerini kurtarırlar; onu kendi hâline bırakırlarsa hem onu hem kendilerini helak ederler."

Sahih al Bukhari 2686