أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا أَبُو عَامِرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الْحَكَمِ، قَالَ سَمِعْتُ عَلِيَّ بْنَ حُسَيْنٍ، يُحَدِّثُ عَنْ مَرْوَانَ، أَنَّ عُثْمَانَ، نَهَى عَنِ الْمُتْعَةِ، وَأَنْ يَجْمَعَ الرَّجُلُ بَيْنَ الْحَجِّ وَالْعُمْرَةِ فَقَالَ عَلِيٌّ لَبَّيْكَ بِحَجَّةٍ وَعُمْرَةٍ مَعًا . فَقَالَ عُثْمَانُ أَتَفْعَلُهَا وَأَنَا أَنْهَى عَنْهَا فَقَالَ عَلِيٌّ لَمْ أَكُنْ لأَدَعَ سُنَّةَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لأَحَدٍ مِنَ النَّاسِ .
Hakem’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ali b. Hüseyin’i, Mervan’dan şöyle rivâyet ederken işittim: Osman, temettü haccını ve kişinin hac ile umreyi birleştirmesini yasakladı. Bunun üzerine Ali: “Hac ve umre için birlikte lebbeyk!” dedi. Osman: “Ben bunu yasakladığım hâlde sen yapıyor musun?” dedi. Ali de: “İnsanlardan herhangi biri için Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in sünnetini terk edecek değilim.” diye cevap verdi.