أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ هِشَامِ بْنِ حُجَيْرٍ، عَنْ طَاوُسٍ، قَالَ قَالَ مُعَاوِيَةُ لاِبْنِ عَبَّاسٍ أَعَلِمْتَ أَنِّي قَصَّرْتُ مِنْ رَأْسِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عِنْدَ الْمَرْوَةِ قَالَ لاَ . يَقُولُ ابْنُ عَبَّاسٍ هَذَا مُعَاوِيَةُ يَنْهَى النَّاسَ عَنِ الْمُتْعَةِ وَقَدْ تَمَتَّعَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم .
Tâvûs (radıyallahü anh) şöyle demiştir: Muâviye, İbn Abbâs’a: “Merve’nin yanında Rasûlüllah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem) saçlarını kısalttığımı biliyor musun?” dedi. İbn Abbâs: “Hayır.” diye cevap verdi. İbn Abbâs şöyle diyordu: “İşte bu Muâviye, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) temettü yaptığı hâlde insanları temettüden menediyor.”