أَخْبَرَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا مُعْتَمِرٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْبَرَاءِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ ذَكَرَ كَلِمَةً مَعْنَاهَا قَالَ " ائْتُونِي بِالْكَتِفِ وَاللَّوْحِ " . فَكَتَبَ { لاَ يَسْتَوِي الْقَاعِدُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ } وَعَمْرُو بْنُ أُمِّ مَكْتُومٍ خَلْفَهُ فَقَالَ هَلْ لِي رُخْصَةٌ فَنَزَلَتْ { غَيْرُ أُولِي الضَّرَرِ } .
Bera (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) mâna olarak şöyle söyledi: “Bana kürek kemiğini ve levhayı getirin.” Bunun üzerine “Müminlerden oturanlarla...” ayetini yazdı. O anda Amr b. Ümmü Mektum, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in arkasındaydı ve “Benim için izin var mı?” diye sordu. Bunun üzerine ayetin “özür sahibi olanlar hariç” bölümü indirildi.