Nesâî

3141 numaralı hadis

أَخْبَرَنَا يُوسُفُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ سَمِعْتُ حَجَّاجًا، أَنْبَأَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ مُوسَى، قَالَ حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ يُخَامِرَ، أَنَّ مُعَاذَ بْنَ جَبَلٍ، حَدَّثَهُمْ أَنَّهُ، سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ قَاتَلَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ مِنْ رَجُلٍ مُسْلِمٍ فُوَاقَ نَاقَةٍ وَجَبَتْ لَهُ الْجَنَّةُ وَمَنْ سَأَلَ اللَّهَ الْقَتْلَ مِنْ عِنْدِ نَفْسِهِ صَادِقًا ثُمَّ مَاتَ أَوْ قُتِلَ فَلَهُ أَجْرُ شَهِيدٍ وَمَنْ جُرِحَ جُرْحًا فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَوْ نُكِبَ نَكْبَةً فَإِنَّهَا تَجِيءُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ كَأَغْزَرِ مَا كَانَتْ لَوْنُهَا كَالزَّعْفَرَانِ وَرِيحُهَا كَالْمِسْكِ وَمَنْ جُرِحَ جُرْحًا فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَعَلَيْهِ طَابَعُ الشُّهَدَاءِ ‏"‏ ‏.‏

Muâz b. Cebel (radıyallahü anh), Rasûlüllah’ı (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittiğini söylemiştir: “Müslüman bir kimse, Allah azze ve celle yolunda bir devenin iki sağımı arasındaki süre kadar savaşırsa ona cennet vacip olur. Kim içtenlikle ve samimi olarak Allah’tan öldürülmeyi ister, sonra ölür veya öldürülürse ona şehit sevabı vardır. Kim Allah yolunda yaralanır veya bir sıkıntıya uğrarsa, bu yara kıyamet günü akıttığı kanın en bol olduğu hâliyle gelir; rengi safran gibi, kokusu misk gibidir. Kim Allah yolunda yaralanırsa onun üzerinde şehitlerin mührü vardır.”

Sunan an Nasai 3141