أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ زُرَارَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، قَالَ حَدَّثَنَا يُونُسُ، عَنْ أَبِي مَعْشَرٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، قَالَ كُنْتُ مَعَ ابْنِ مَسْعُودٍ وَهُوَ عِنْدَ عُثْمَانَ رضى الله عنه فَقَالَ عُثْمَانُ خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى فِتْيَةٍ - قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ فَلَمْ أَفْهَمْ فِتْيَةً كَمَا أَرَدْتُ - فَقَالَ " مَنْ كَانَ مِنْكُمْ ذَا طَوْلٍ فَلْيَتَزَوَّجْ فَإِنَّهُ أَغَضُّ لِلْبَصَرِ وَأَحْصَنُ لِلْفَرْجِ وَمَنْ لاَ فَالصَّوْمُ لَهُ وِجَاءٌ " .
Alkame (radıyallahü anh)'den rivâyete göre, şöyle demiştir: İbn Mes'ûd ile beraber, o Osman'ın (radıyallahü anh) yanında bulunduğu sırada ben de oradaydım. Osman şöyle dedi: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) birtakım gençlerin yanına çıktı. Ebu Abdurrahman, “Fitye kelimesini istediğim gibi anlayamadım” dedi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Sizden kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin. Çünkü bu, gözü daha çok sakındırır ve iffeti daha iyi korur. Kimin gücü yetmezse oruç tutsun; çünkü oruç onun için şehveti kesen bir şeydir.”