أَخْبَرَنَا بِشْرُ بْنُ خَالِدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ سُلَيْمَانَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، أَنَّ عُثْمَانَ، قَالَ لاِبْنِ مَسْعُودٍ هَلْ لَكَ فِي فَتَاةٍ أُزَوِّجُكَهَا . فَدَعَا عَبْدُ اللَّهِ عَلْقَمَةَ فَحَدَّثَ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنِ اسْتَطَاعَ الْبَاءَةَ فَلْيَتَزَوَّجْ فَإِنَّهُ أَغَضُّ لِلْبَصَرِ وَأَحْصَنُ لِلْفَرْجِ وَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَلْيَصُمْ فَإِنَّهُ لَهُ وِجَاءٌ " .
Alkame'den rivâyete göre, Osman, İbn Mes'ûd'a, “Seni evlendireceğim genç bir kız ister misin?” dedi. Bunun üzerine Abdullah, Alkame'yi çağırdı ve Peygamber'in (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu anlattı: “Kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin. Çünkü bu, gözü daha çok sakındırır ve iffeti daha iyi korur. Kimin gücü yetmezse oruç tutsun; çünkü oruç onun için şehveti kesen bir şeydir.”