Nesâî

3773 numaralı hadis

أَخْبَرَنَا يُوسُفُ بْنُ عِيسَى، قَالَ حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ مُوسَى، قَالَ حَدَّثَنَا مِسْعَرٌ، عَنْ مَعْبَدِ بْنِ خَالِدٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ قُتَيْلَةَ، - امْرَأَةٌ مِنْ جُهَيْنَةَ - أَنَّ يَهُودِيًّا، أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنَّكُمْ تُنَدِّدُونَ وَإِنَّكُمْ تُشْرِكُونَ تَقُولُونَ مَا شَاءَ اللَّهُ وَشِئْتَ وَتَقُولُونَ وَالْكَعْبَةِ ‏.‏ فَأَمَرَهُمُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا أَرَادُوا أَنْ يَحْلِفُوا أَنْ يَقُولُوا ‏"‏ وَرَبِّ الْكَعْبَةِ ‏"‏ ‏.‏ وَيَقُولُونَ ‏"‏ مَا شَاءَ اللَّهُ ثُمَّ شِئْتَ ‏"‏ ‏.‏

Cüheyne kabilesinden Kuteyle isimli bir kadın anlatıyor: Bir Yahudi, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelerek şöyle söyledi: “Siz Allah’a eşler kılıyor ve şirk koşuyorsunuz. ‘Allah dilerse ve sen dilersen’ diyorsunuz. ‘Kâbe hakkı için’ diye yemin ediyorsunuz.” Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), Müslümanlara yemin etmek istediklerinde “Kâbe’nin Rabbine” diye yemin etmelerini ve “Allah dilerse, sonra sen dilersen” şeklinde konuşmalarını emretti.

Sunan an Nasai 3773