أَخْبَرَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ، قَالَ أَنْبَأَنَا ابْنُ وَهْبٍ، عَنْ يُونُسَ، قَالَ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ فَأَخْبَرَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ كَعْبٍ، قَالَ سَمِعْتُ كَعْبَ بْنَ مَالِكٍ، يُحَدِّثُ حَدِيثَهُ حِينَ تَخَلَّفَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي غَزْوَةِ تَبُوكَ قَالَ فَلَمَّا جَلَسْتُ بَيْنَ يَدَيْهِ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ مِنْ تَوْبَتِي أَنْ أَنْخَلِعَ مِنْ مَالِي صَدَقَةً إِلَى اللَّهِ وَإِلَى رَسُولِهِ . قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَمْسِكْ عَلَيْكَ بَعْضَ مَالِكَ فَهُوَ خَيْرٌ لَكَ " . فَقُلْتُ فَإِنِّي أُمْسِكُ سَهْمِي الَّذِي بِخَيْبَرَ . مُخْتَصَرٌ .
Ka’b b. Mâlik (radıyallahü anh), Tebük savaşına katılmadığından dolayı işlediği günah affedilip tevbesi kabul edilince şöyle dedi: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına oturdum ve: “Ey Allah’ın Rasûlü! Tevbemin bir gereği olarak malımı Allah ve Rasûlü yolunda sadaka olarak vereceğim.” dedim. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Malının bir kısmını kendine bırak; bu senin için daha hayırlıdır.” buyurdu. Bunun üzerine ben: “Hayber’deki hissemi kendime bırakıyorum.” dedim.