أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا حُمَيْدٌ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ مَرَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِشَيْخٍ يُهَادَى بَيْنَ اثْنَيْنِ فَقَالَ " مَا بَالُ هَذَا " . قَالُوا نَذَرَ أَنْ يَمْشِيَ . قَالَ " إِنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ عَنْ تَعْذِيبِ هَذَا نَفْسَهُ مُرْهُ فَلْيَرْكَبْ " . فَأَمَرَهُ أَنْ يَرْكَبَ .
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), yaşlı bir adamın iki kişinin omuzlarına dayanarak zorlukla yürüdüğünü görünce: “Buna ne oldu?” buyurdu. Onlar da: “Yürümeyi adamıştı.” dediler. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Allah’ın bu adamın kendisine azap etmesine ihtiyacı yoktur; ona söyleyin, binsin.” buyurdu ve binmesini emretti.