أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا صَفْوَانُ بْنُ عِيسَى، عَنْ ثَوْرٍ، عَنْ أَبِي عَوْنٍ، عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ، قَالَ سَمِعْتُ مُعَاوِيَةَ، يَخْطُبُ - وَكَانَ قَلِيلَ الْحَدِيثِ - عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ سَمِعْتُهُ يَخْطُبُ يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " كُلُّ ذَنْبٍ عَسَى اللَّهُ أَنْ يَغْفِرَهُ إِلاَّ الرَّجُلُ يَقْتُلُ الْمُؤْمِنَ مُتَعَمِّدًا أَوِ الرَّجُلُ يَمُوتُ كَافِرًا " .
Ebu İdris (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Muaviye’nin hutbesini dinledim. Rasûlüllah’tan (sallallahü aleyhi ve sellem) çok az hadis rivâyet ederdi. Hutbesinde şöyle dedi: Rasûlüllah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu işittim: “Allah’ın her günahı bağışlaması umulur; ancak bir mümini bile bile öldüren kimse veya kâfir olarak ölen kimse müstesna.”