أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شَبَابَةُ بْنُ سَوَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنِي وَرْقَاءُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " يَجِيءُ الْمَقْتُولُ بِالْقَاتِلِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ نَاصِيَتُهُ وَرَأْسُهُ فِي يَدِهِ وَأَوْدَاجُهُ تَشْخُبُ دَمًا يَقُولُ يَا رَبِّ قَتَلَنِي حَتَّى يُدْنِيَهُ مِنَ الْعَرْشِ " . قَالَ فَذَكَرُوا لاِبْنِ عَبَّاسٍ التَّوْبَةَ فَتَلاَ هَذِهِ الآيَةَ { وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا } قَالَ مَا نُسِخَتْ مُنْذُ نَزَلَتْ وَأَنَّى لَهُ التَّوْبَةُ
İbn Abbâs'tan rivayet edildiğine göre, Nebî (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kıyamet günü öldürülen kimse, alnından ve başından tuttuğu katilini getirir. Şah damarlarından kan fışkırırken, ‘Ey Rabbim! Beni bu öldürdü’ der ve onu Arş'a yaklaştırıncaya kadar böyle devam eder.” İbn Abbâs'a tövbeden söz ettiler. Bunun üzerine, “Kim bir mümini kasten öldürürse...” ayetini okudu ve şöyle dedi: “Bu ayet nazil olduğundan beri neshedilmemiştir. Artık onun tövbesi nasıl mümkün olabilir?”