Nesâî

4029 numaralı hadis

أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ قَدِمَ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أُنَاسٌ مِنْ عُرَيْنَةَ فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لَوْ خَرَجْتُمْ إِلَى ذَوْدِنَا فَكُنْتُمْ فِيهَا فَشَرِبْتُمْ مِنْ أَلْبَانِهَا وَأَبْوَالِهَا ‏"‏ ‏.‏ فَفَعَلُوا فَلَمَّا صَحُّوا قَامُوا إِلَى رَاعِي رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَتَلُوهُ وَرَجَعُوا كُفَّارًا وَاسْتَاقُوا ذَوْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَأَرْسَلَ فِي طَلَبِهِمْ فَأُتِيَ بِهِمْ فَقَطَّعَ أَيْدِيَهُمْ وَأَرْجُلَهُمْ وَسَمَلَ أَعْيُنَهُمْ ‏.‏

Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Ureyne kabilesinden bir grup insan Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına geldi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) onlara, Medine dışındaki develerin bulunduğu yere çıkmalarını, orada kalmalarını ve develerin sütleriyle idrarlarından içmelerini önerdi. Onlar da bunu yaptılar. Sıhhat bulunca Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in çobanını öldürdüler, tekrar kâfir oldular ve Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in develerini alıp kaçtılar. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) onların yakalanması için adam gönderdi. Yakalanıp getirildiklerinde ellerini ve ayaklarını kestirip gözlerini oydurdu.

Sunan an Nasai 4029