حَدَّثَنَا صَدَقَةُ بْنُ الْفَضْلِ، قَالَ أَخْبَرَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ، قَالَ سَمِعْتُ مُحَمَّدَ بْنَ الْمُنْكَدِرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرًا، يَقُولُ جِيءَ بِأَبِي إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَقَدْ مُثِّلَ بِهِ وَوُضِعَ بَيْنَ يَدَيْهِ، فَذَهَبْتُ أَكْشِفُ عَنْ وَجْهِهِ، فَنَهَانِي قَوْمِي، فَسَمِعَ صَوْتَ صَائِحَةٍ فَقِيلَ ابْنَةُ عَمْرٍو، أَوْ أُخْتُ عَمْرٍو. فَقَالَ " لِمَ تَبْكِي أَوْ لاَ تَبْكِي، مَا زَالَتِ الْمَلاَئِكَةُ تُظِلُّهُ بِأَجْنِحَتِهَا ". قُلْتُ لِصَدَقَةَ أَفِيهِ حَتَّى رُفِعَ قَالَ رُبَّمَا قَالَهُ.
Cabir'den nakledildiğine göre parçalanmış hâldeki babası Nebi'nin huzuruna getirilip önüne konuldu. Cabir yüzünü açmak isteyince yakınları ona engel oldu. Nebi bir kadının feryadını işitti. Onun Amr'ın kızı veya kız kardeşi olduğu söylendi. Nebi: "Niçin ağlıyor? Ağlasa da ağlamasa da melekler onu kanatlarıyla gölgelemeye devam ettiler" buyurdu. Ravi, Sadaka'ya: "Rivayette 'kaldırılıncaya kadar' ifadesi var mı?" diye sordu. O da: "Belki bunu da söylemiştir" dedi.