أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بَزِيعٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ، - وَهُوَ ابْنُ زُرَيْعٍ - قَالَ أَنْبَأَنَا دَاوُدُ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ أَسْلَمَ ثُمَّ ارْتَدَّ وَلَحِقَ بِالشِّرْكِ ثُمَّ تَنَدَّمَ فَأَرْسَلَ إِلَى قَوْمِهِ سَلُوا لِي رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم هَلْ لِي مِنْ تَوْبَةٍ فَجَاءَ قَوْمُهُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالُوا إِنَّ فُلاَنًا قَدْ نَدِمَ وَإِنَّهُ أَمَرَنَا أَنْ نَسْأَلَكَ هَلْ لَهُ مِنْ تَوْبَةٍ فَنَزَلَتْ { كَيْفَ يَهْدِي اللَّهُ قَوْمًا كَفَرُوا بَعْدَ إِيمَانِهِمْ } إِلَى قَوْلِهِ { غَفُورٌ رَحِيمٌ } " . فَأَرْسَلَ إِلَيْهِ فَأَسْلَمَ .
İbn Abbâs (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Ensar’dan bir adam Müslüman olduktan sonra dinini terk edip mürtet oldu ve müşriklerin arasına katıldı. Sonra pişman oldu. Toplumuna haber göndererek: “Benim için Rasûlüllah'a (sallallahü aleyhi ve sellem) sorun: Benim için tövbe imkânı var mı?” dedi. Akrabaları Rasûlüllah'a (sallallahü aleyhi ve sellem) gelerek: “Falan kimse pişman oldu ve tövbesinin kabul edilip edilmeyeceğini sana sormamızı istedi” dediler. Bunun üzerine Âl-i İmrân sûresinin “Allah, imanlarından sonra inkâr eden bir toplumu nasıl doğru yola iletir?” ayetinden “Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir” ayetine kadar olan kısmı nazil oldu. Bu haber kendisine ulaştırıldı ve o kimse tekrar Müslüman oldu.